Ani İşitme Kaybı

30 Temmuz 2018 by admin0

Ani İşitme Kaybı

Ani işitme kaybı (AİK) 72 saat içinde başlayan ve birbirini izleyen 3 frekansta 30 dB veya daha fazla kayıp saptanan sensörinöral işitme kaybı olarak tanımlanmaktadır.

Ani işitme kaybı bir KBB acilidir

Ani işitme kaybı, karmaşık bir hastalıktır ve uygun medikal tedavi gerektiren acil bir tıbbi tablo olarak değerlendirilmelidir.

20 dB ve daha fazlasını kabul eden araştırmacılar da vardır ani işitme kaybının yıllık görülme sıklığı 100.000’de 5-20 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Genellikle 30-60 yaşlar arasında görülür, %90 tek taraflıdır.

Düzelme süresi genelde ilk 2 haftadır. Buna paralel olarak iyileşme geciktikçe seyri kötüleşmektedir. Etkilenmiş kulakta dolgunluk sık görülen bir şikâyettir, yaklaşık olarak ani işitme kayıplı hastaların %70’inde kulak çınlaması (tinnitus) tabloya eşlik eder. Vertigo ya da dengesizlik hissi %40 hastada değişen derecelerde mevcuttur. Vertigonun varlığı sıklıkla kötü prognostik faktördür. Çok şiddetli işitme kay bı, sıklıkla kötü seyrin göstergesidir. Yükselen eğilimli ve orta frekansları tutan kayıplar tedaviye daha iyi cevap verirken, alçalan eğilimli ve düz kayıplarda seyir daha kötüdür. Birçok çalışmada gösterilmiştir ki çocuklar ve 40 yaş üstü erişkinlerde iyileşme diğerlerinden daha kötüdür.

Ani işitme kayıplı hastayı değerlendirirken hastanın hikayesi önemlidir. İşitme kaybının ne zaman başladığı, gürültüye maruziyet, ototoksik ajan kullanımı, beraberinde kulakta basınç, tinntitus, vertigo, başka herhangi nörolojik bir bozukluk olup olmadığı sorgulanmalıdır. Vertigo, aynı taraf kulakta basınç ve tinnitus Meniere hastalığını düşündürmelidir. Bazen ani işitme kaybı olgularında ilk semptom kulak dolgunluğu veya tıkanıklığı olabilir. Bu durumda hem hasta hem doktor durumun ciddiyetini ilk başta anlayamayabilir ve tedaviye başlama gecikebilir.

Ani işitme kaybı ile ilgili birçok faktör olmasına rağmen, (nedenleri) etiyopatogenez tartışmalıdır. Enfeksiyöz, immünolojik, inflamatuvar nedenler ve mikrosirkülasyon yetmezliği öne sürülen en önemli etiyolojik faktörlerdir. En çok kabul gören görüş ise iç kulak beslenmesinin (kohlea perfüzyonunun) bozulmasıdır. Kokleanın posterior serebral dolaşımdan tek bir terminal dalla beslenmesi ani işitme kaybındaki ani ve hızlı seyri açıklayabilir.

Ani İşitme Kaybının Nedenleri

  • Enfeksiyöz nedenler – Viral enfeksiyonlar: Ani işitme kaybı ile başvuran hastaların en az %28’inin işitme kaybı başlamadan yaklaşık 1 ay öncesine dayanan üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü mevcuttur.
  • Neoplazmlar – Akustik nöroma (vestibüler schwannom): Akustik nörinom hastalarının %10.2’ si ani işitme kaybı ile başlar. Ani işitme kayıplı hastalarda akustik nörinom sıklığı kesin olarak bilinmemektedir. Tahmini sıklık %3 civarındadır.
  • Travma ve Membran Rüptürleri: Temporal Kemik Kırıkları Özellikle transvers kırıklar SNİK neden olur. Barotravma Ani dalış, şiddetli burun çekme gibi nedenlerin başlattığı atmosfer basıncındaki değişiklerle ortaya çıkan iç kulaktaki geçici veya kalıcı fonksiyon bozukluğudur. Travmaya bağlı labirentte sarsıntı, labirentteki zarlarda yırtılma veya reseptör hücrelerde yırtılma görülür. Hastalarda ileri derecede SNİK ve baş dönmesi vardır. Perilenfatik Fistül Perilenfatik fistül perilenfin çeşitli nedenlerle iç kulaktan dışarı sızmasıdır. Daha çok travma sonrası ortaya çıkan baş dönmesi, kulak uğultusu ve ani işitme kayıplarıyla tanı konur.
  • Farmakolojik Toksisite: Aminoglikozid grubu antibiyotikler, eritromisin, vankomisin, diüretikler (furasemid, etakrinik asit), salisilatlar ve sisplatinin ototoksik etkileri saptanmıştır.

Tedavi, sebep saptanmışsa ona göre düzenlenir. Fakat hastaların çoğu idiyopatiktir yani sebebi bilinmez. Bu yüzden tedavi ampirik olarak yapılır. Ancak hemen hemen tüm protokollerde istirahat, sedasyon, tuzsuz diet, sigara ve alkol alınmaması yer almaktadır. Steroid (kortizon) tedavi tedavide altın standarttır.

Ani İşitme Kaybında Uygulanan Tedaviler

  • Oral steroidler
  • Kulak içi (Transtimpanik) steroidler
  • İntravenöz steroidler (metilprednizolon)
  • Oral antiviraller (asiklovir, valasklovir)
  • Hemodilüsyon (dekstran)
  • Vazodilatatörler (histamin, papaverin, verapamil, prokain hidroklorür)
  • Karbojen gaz inhalasyonu
  • Hiperbarik oksijen terapisi
  • Vitaminler (B1, B3, B6, B12, E)
  • Diüretikler (mannitol)
  • Antibiyotikler
  • Antikoagülanlar (sodyum enuxaparin, heparin)
  • Plazmaferez
  • Benzodiapezin
  • Ginkgo biloba
  • Stellat ganglion blokajı
  • Yaşam değişiklikleri (kafeini azaltmak, sigarayı bırakmak).

Genellikle olumlu sonuç terimi ile tedavi sonrasi saf ses işitme eşiği ortalamasinda 10-15 dB veya konuşmayı ayırt etme skorunda % 10-20 artış olması kastedilmektedir. Tam iyileşme ile saf ses işitme eşiği ortalamasinın 25 dB veya daha üzerinde bir düzelme göstermesi ya da hastalık öncesi düzeylere geri dönmesi anlaşılmalıdır. Parsiyel iyileşme ile ise, saf ses işitme eşiği ortalamasında 10-24 dB düzeylerinde bir yükselmenin olduğu; 10 dB’ den daha az olan eşik yükselmelerinde ise işitmede düzelme olmadıği kastedilmektedir (22,23). Tedaviye 7-10 gün içinde başlanan olgularda edilen sonuçlar 30 gün yeya daha geç dönemde tedavi uygulanan olgulara göre daha iyidir. Sonuç olarak ani işitme kaybı acil tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır çünkü geç kalındığında maalesef tedavi başarı şansı ciddi anlamda düşmektedir.

Çok şiddetli işitme kaybı, sıklıkla kötü seyrin göstergesidir.

İşitme Kaybı Tedavisi İçin Hemen Randevu Alın 444 5 220


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


Medient © 2017 | Tüm Hakları Saklıdır.

Bizi arayabilirsiniz